overlay

Gebelik ve Doğum (Pregnancy and Delivery)

GEBELİK NASIL OLUŞUR?

Cinsel birleşmeyi takiben, hareketli olan spermler, sırayla rahim ağzından rahime, sonrasında da tüplere geçer. Tüpler, yumurtalıklar ve rahim arasında bulunan, yaklaşık 12 cm uzunluğunda iki adet yapıdır.

Fertilizasyon (döllenme) yani spermle yumurtanın birleşmesi burada gerçekleşir. Bu birleşmeden zigot oluşur. Yumurta çatlaması (ovulasyon) sonrası tüpe atılan yumurta hücresinin, burada canlılık süresi 24 saattir. Spermler ise yaklaşık beş güne kadar canlı kalabilir. Bu yüzden döllenme, yumurta çatlamasından sonraki birkaç saat içinde ve bir günü geçmeyen süreçte olur. Yumurta çatlaması (ovulasyon) ise 28 günde bir adet olan kadınlarda yaklaşık 14. günde gerçekleşir.

Oluşan zigot, tüpün iç kısmındaki saç benzeri siller ve tüp duvarındaki düz kasların peristaltik hareketleri ile rahime taşınır. Zigotun bu yolculuğu ise yaklaşık bir hafta sürer. Yani 28 günde bir düzenli adet gören bir kadında 14. gün ovulasyon, ovulasyon sonrası 24 saat içinde fertilizasyon, 21. gün ise implantasyon olur. İmplantasyon genelde rahmin arka üst duvarına gerçekleşir. İmplantasyon sonrasında oluşan sinsityotrofoblast hücreleri Beta-hCG salgılamaya başlarlar. Kan tahlilinde bu hormonun düzeylerine bakılarak gebelik tespit edilebilir. Kabaca Beta-hCG değerinin iki günde bir, iki katına çıkması beklenir. Bu değer 1500 mIU/ml olduğunda vaginal ultrason ile , 5000 mIU/ml olduğunda ise abdominal (batın) ultrason ile gebelik kesesi görünebilir. Kese görünmesini takiben bir hafta, on gün içerisinde kalp atımı izlenebilir.
Boş gebelik, dış gebelik, düşük gibi anormal durumlarda Beta-hCG artışı düzenli değildir.

DIŞ GEBELİK

Öncelikle gebeliğin ultrason ile tespiti yapılır. Gebelik kesesinin rahim içerisinde olduğundan emin olduktan sonra kalp atımı için bir hafta ya da on gün beklenir. Genelde bu sürede kalp atımı izlenmeye başlar. Ancak gebelik kesesi Beta-hCG düzeyi 1500 mIU/ml üzerinde vaginal ultrason ile görülmüyor ise ya da 5000 mIU/ml üzerinde abdominal ultrasonda izlenmiyor ise dış gebelik açısından değerlendirmek gerekir. %2 gebelik, dış gebelik olarak karşımıza çıkmaktadır. Tüpler embriyonun gelişimi ve büyümesi için uygun yapılar olmadığı için, bir süre sonra tüpte kanama başlayabilir, hayati risk oluşturan iç kanamalar ortaya çıkabilir. Tedavi şekilleri, medikal ve cerrahi olarak iki tiptir. Saptandığı zaman, kanama durumu, hastanın vital bulgularının stabil olup olmamasına göre tedavi şekli değişmektedir. Dış gebelik, tüpler dışında abdomende, yumurtalıklarda ve rahim ağzında da görülebilir.

NORMAL GEBELİK TAKİBİ

Adet gecikmesini takiben yapılan ultrasonda, ilk görülen yapı, son adet tarihine göre, beşinci haftada görülebilen, rahim içerisindeki gebelik kesesidir. Bundan bir hafta on gün sonra, altıncı haftada ise abdominal ultrasonda kalp atımlı embriyo izlenir. Baş popo (CRL) mesafesi ölçülür. Kalp atımının tespiti önemlidir. Ultrasonda M-mode da bakılabilir. Doppler ultrason kullanımı mekanik ısı artışına neden olacağı için önerilmemektedir. Geniş kan ve idrar tahlilleri istenir. Gebenin ilk başvurusu ise ve henüz folik asit başlanmamış ise folik asit başlanılır. Varsa kullandığı ilaçlar, gebeliğe uygun olacak şekilde düzenlenir. Bilinen hastalıkları ve geçirdiği operasyonlar, varsa allerjileri kayıt edilir. Kaç kez gebe kaldığı, doğum şekli ve önceki doğumunda yaşadığı problemler (preeklampsi, diabet, bebek ölümü, anomalili bebek öyküsü vb.) not edilir. Diyet ve aktiviteler hakkında önerilerde bulunulur. Sigara, alkol, uyuşturucu gibi zararlı alışkanlıkların bebeğe ve anneye verdiği zararlar anlatılır. Gebelikle birlikte vücutta oluşacak fizyolojik değişikliklerle birlikte, acil başvurması gereken durumlar hakkında bilgi verilir.

11-14 hafta: İkili test yapılır. Ultrasonda ense kalınlığı, baş popo mesafesi (CRL), burun kemiği değerlendirilir. Kan tahlilinde pappa ve beta-hCG bakılır.
16-18 hafta: Üçlü test: Ultrasonda BPD değerlendirilir. Kanda AFP, beta-hCG ve estriole bakılır.
18-22 hafta: Ayrıntılı ultrason, radyolog ya da perinatolog tarafından yapılır. Tüm vücut yapıları değerlendirilir. Kan tahliline gerek yoktur.

24-28 hafta OGTT ( şeker yükleme): 8 saat boyunca açlık ve susuzluk sonrası birer saat ara ile ilki aç olmak üzere 3 kez kan alınır ve şeker ölçümü yapılır.

28 hafta: Kan uyuşmazlığı var ise rhogam yapılır. Kas içine uygulanan bir ilaçtır. Kalça ya da koldan yapılabilir. Kan tahlili sonucuna göre rhogam uygulanır. Doğumdan sonra ise bebek kan grubuna bakılır, rh pozitif ise rhogam yapılır. Rh negatif ise rhogam yapılmaz.

28-36 hafta arası gebe iki haftada bir kontrole çağırılır. Sonrasında haftada bir kontrol uygundur.
Riskli durumlarda daha sık kontrol yapılır.
Hipertansiyon, diabet, obezite, preeklampsi, IUGR, önceki gebeliklerde bebek ölümü öyküsü, ileri anne yaşı, sigara-alkol-madde kullanımı, adolesan gebelik bu durumlara örnek olarak sayılabilir.

Bulantı, kusma, halsizlik, yorgunluk, kabızlık, karın ağrıları gibi rahatsızlık verici durumlar haricinde, gebelik aslında, bir kadının hayatta sınırlı sayıda yaşayabileceği, karnında bebeğinin hareketlerini hissettiği ve sonucunda sadece kendisine ve eşine ait bir canlı dünyaya getireceği bilinciyle yaşanması gerektiğini düşündüğüm keyifli bir süreçtir.


BEBEK AĞIRLIĞI HAFTALARA GÖRE NASILDIR?

12 hafta 14 gram
16 hafta 110 gram
20 haftada 320 gr
22 haftada 500 gr
28 haftada 1000 gr
32 haftada 1800 gr
36 haftada 2500 gr
40 haftada 3400 gr

GEBELİKTE KİLO ALIMI

Normal kilodaki gebeler için 12-16 kg dır.
Düşük kilodaki gebeler için 13-18 kg dır.
Kilolu gebelerde ise 7 -11 kg dır.
Kilolu gebelerin daha az, zayıf gebelerin daha çok kilo alması beklenir.

fetüs 3500 gr
uterus( rahim) 1000 gr
amniotik sıvı 800 gr
plasenta ( eş) 600 gr
meme büyümesi 400 gr
kan hacmi 1450gr
ekstravaskuler sıvı 1450
maternal depo (yağ) 3350 gr


GEBELİKTE BESLENME

Diyet, işlenmemiş, doğal ve sağlıklı gıdalardan oluşmalıdır. Salam, sosis, sucuk gibi işlenmiş gıdalar gebelikte önerilmez. Konserve gıdalarda ise raf ömrü uzatan maddeler bulunduğu için sağlıklı değildir. Protein ağırlıklı beslenme önerilmektedir. Proteinler et, süt, yumurta ve yoğurt, kefir gibi süt ürünlerinde bol miktarda varken, fasulye, nohut, mercimek gibi baklagillerde de bol miktarda bulunur. Et olarak balık eti ve kırmızı et önerilir. Somon balığı içerdiği omega 3 nedeniyle gebelikte iyi bir tercih iken büyük ve deniz diplerinde yaşayan yüksek civa içeren köpek balığı, kılıç balığı, İspanyol uskumrusu önerilmez. Et ve yumurtanın iyi pişmiş olduğundan emin olmak gerekir. Az pişmiş etler, toksoplazma açısından risk oluşturur. İçilecek sütlerin pastörize olması gerekir. Yoğurt olarak yenilecekse, pastörize sütten yapılması gerekmektedir. Konserve olan tüm besinler yasaklanır (konserve balık dahil). Tüm besinler taze olmalıdır. Meyve ve sebzeler düzgün olarak yıkanıp tüketilmelidir.
Meyve suyundan ziyade, meyvenin kendisinin tüketilmesi, lifleri sayesinde, barsakların çalışmasına ve gebelikte sık karşılaştığımız kabızlığın önlenmesine ciddi faydaları olacaktır. Bol sıvı alınması da önemlidir.

8 saat uyku önerilir. Günlük 30 dk yürüyüş gibi hafif sporlar, yine gebelikte tromboemboli (pıhtı) önlenmesi açısından önemlidir.
Kızartmalardan, tatlılardan , sigara alkol ya da diğer keyif verici maddelerden uzak durmak gerekir.
Yağ tüketimi için ise daha çok zeytin yağı tercih edilmelidir.

GEBELİKTE YOLCULUK

Gebelik tromboemboliye (pıhtı) eğilimli bir durum olduğu için hareketli olmak önerilmektedir.
Uzun süre hareketsiz durmak emboli riskini artıracağı için; araba ile yolculukta 2 saatte 1 durulmalı, 10 dakika yürüyüş önerilir.
Uçak için de aynı şekilde 2 saatte bir 10 dakika yürüyüş önerilmektedir.
36. haftaya kadar doktor kontrolünde güvenle uçak yolculuğu yapılabilir. İkiz gebeliklerde ise uçağa biniş için sınır 32 haftadır.

GEBELİKTE CİNSEL İLİŞKİ

Genellikle herhangi bir kısıtlama yoktur.

Erken doğum tehditi, plasenta previa (bebeğin eşinin rahim ağzını kapattığı durum), abortus imminens (düşük tehditi), vaginal kanama durumlarında ilişki kısıtlanır.

İlişkiden sonra açık kırmızı kanama, lekelenme ya da kramp oluşması durumunda ise doktor değerlendirmesi gerekir.

GEBELİKTE SPOR- EGZERSİZ
Yorucu-ağır egzersizler, ağırlık kaldırma-halter sporu önerilmemektedir.
Yürüyüş, yüzme, sabit bisiklet gibi sadece hafif sporlar gebelik için uygundur.

GEBELİKTE DİŞ SAĞLIĞI
Lokal anestezi altında dolgu ve periodontal restorasyon yapılabilir.
Dental abse için antibiotik kullanılabilir.

GEBELİKTE AŞI
Ölü virüs, toksoid yada recombinant aşılar gebelikte yapılabilir. Grip aşısı yapılabilir.
Riskli gebeler difteri, tetanoz, toksoid ve hepatit aşıları yaptırabilir.
**Canlı aşılar ise gebelikte YASAKTIR. gebe kalmadan 3 ay önce ya da doğumdan 3 ay sonra uygulanabilir.
Bunlar kızamık, kızamıkçık, kabakulak, su çiçeği ve polio aşılarıdır.

GEBELİKTE SİGARA ALKOL UYUŞTURUCU

Sigara: Düşük doğum ağırlığı, erken doğum, plasentanın yerinden ayrılması ve ani bebek ölümüne neden olur.

Alkol: Fetal alkol sendromu: büyüme geriliği, küçük kafa, küçük göz, zeka geriliği, kalp defektleri, devranışsal anomalilere neden olur.

Kokain: Malign hipertansiyon, kardiyak iskemi, serebral infarkta neden olur.

Opiatlar: Ölü doğum, gelişme geriliği, prematurite, yenidoğan ölümüne neden olur.

Bu nedenlerden dolayı, gebelikte; sigara, alkol ve uyuşturucular kesinlikle kullanılmamalıdır.

GEBELİKTE BÖBREK FONKSİYONLARI

Sık idrara çıkmak gebelik boyunca süren yaygın olan şikayetlerdendir.
Son aylarda büyüyen rahim ve bebek, mesane kapasitesini azaltır.
Ayrıca gebelikteki hormonların böbrek fonksiyonları üzerine etkileri vardır.

GEBELİKTE HEMOROİD

İki ayrı nedenle bu durum oluşmaktadır.
1. Büyüyen rahimin yaptığı basınçla toplardamar geri dönüşü azalır.
2. Progesteron hormonu relaksan bir hormondur, damar düz kaslarında gevşeme yapar, sonuçta periferik toplardamarlarda genişleme olur.

Öncelikle kabızlıktan kaçınılmalıdır. Bol sıvı almak ve lifli gıda tüketimini artırmak gaitayı yumuşatmaya yardımcı olur. Uzun süre oturmaktan da kaçınmak gerekiyor.


GEBELİKTE EKLEM VE SIRT AĞRILARI

Aşırı kilo alımı ile kötüleşebilir. Sırt kaslarını güçlendirip, hamstring (uyluk arkası) kaslarını gevşetmek, sırt ağrısını hafifletir. Annelik korseleri ve kuşakları da bu ağrılar için kullanılabilir. Düzgün postüre sahip olmak ve yüksek topuklu ayakkabılardan kaçınmak da yine bu ağrılar için faydalı olacaktır.


GEBELİKTE ELDE AĞRI-UYUŞMA NEDENİ NEDİR?

Gebelikte kilo alımı ile birlikte ödem, median sinire basıya neden olabilir. Bunun sonucu karpal tünel sendromu meydana gelir.
Baş parmak, işaret parmağı ve orta parmakta; ağrı uyuşukluk ve karıncalanma olabilir.
Genellikle 30 yaş üstünde, ilk gebeliği olan kadınlarda son trimesterda beklenir. Doğumu takiben ikinci haftada şikayetlerin geçmesi beklenir. Bilek atelleri kullanılabilmektedir. Ciddi vakalarda ise lokal steroid enjeksiyonları kullanılır.

GEBELİKTE BACAKLARDA AĞRI / UYUŞUKLUK

Serum kalsiyum ve magnezyum düzeylerindeki azalmanın sebep olduğu düşünülmektedir.
Kramplar için kalsiyum ve magnezyum içeren tabletler kullanılabilmektedir.
Masaj, sıcak kompres ve ayak fleksiyonu da yararlı olabilmektedir.